İzmir Gezintim

10 – 11 Mayıs 2008 tarihlerinde İzmirdeydim. 2 gün iş yoğunluğu ve stresinden uzakta mini bir tatil yaptım. İzmiri doyasıya gezme ve yeni arkadaşlıklar edinme fırsatım oldu. Önceden yaptığımız planlara göre ilk gün Buca-Konak ve Karşıyaka’yı gezecektik.  Konağa gittiğimizde biraz dinlenme fırsatımız oldu sahilde biraz oturduk. Sonra sırada Karşıyaka vardı vapurla karşıyakaya geçtik. Burada sıkı bir ortam ve hoş muhabbetler eşliğinde uzun süre oturduk. Gittiğimizde çiçek fuarı vardı biraz gezme fırsatı bulduk. daha sonra sırada lunapark, hayvanat bahçesi vardı. tekrar konağa dönecek ve basımhane tarafına geçecektik. uzun bir yürüyüs sonrası fuar alanına ulaştık. saat 4:30 önce hayvanat bahçesini dolaşalım kapanmadan önce dedik. Cumartesi olduğu için haftasonu 18:30da kapandığı için doya doya gezebildik. Bahadır(Fil) ve bazı eski hayvanat bahçesi üyelerini göremedim. Kaplanlar, Aslanlar, Kurtlar, Zürafa derken zamanımız hızla doluyordu. En son papağanlarla uzun süre ilgilendik (Merhaba dedirtebilmek için! Tabi amacımıza ulaştık :D). Hayvanat bahçesi turunu 18:30 da bitirdik. Hayvanet bahçesi hakkında söylenebilecek tek şey var. biraz bakıma ihtiyacı var ve çeşit sayısı az. Bazı hayvanlarda aynı çeşitler birden çok iken bazı hayvanlar yok ( Kaplan 3 tane, kurt baya fazla, sırtlan ,leopar, zebra vs vs. hayvan türleri yok). ama oldukça keyifli bir gezi oldu bizim için tüm yetkili ve bakıcılara teşekkürler. Sırada Lunapark Vardı. Hız treni ve donma dolap bizim için yeterli oldu. Artık sırada Bornova vardı. Ege Üniversitesini gezme fırsatımız oldu.

İkinci gün Balçova ve İnciraltı vardı. İnciraltında arkadaşlarla sahilde uzun süre oturduk. Taş sektirme yarışmamız vardı.  5 Defa Sektirdim yani :D. sonra çekirdek keyfimiz vardı. Sonra müze olarak kullanılan Ege gemisini gezdik. Oldukça keyifliydi kaptan köşkü, savaş muharebe, yatakhaneler, top ve füze atış rampaları hepsini gezme şansımız oldu. Demir parçasına bak derken artık daha dikkatli olmak lazım tam bir teknoloji harikası. Denizaltı nasıl geçti anlamadım çok dar ve tek katını dolaştık. sanırsam başka bölümleride olmalı. Denizaltında görevli herkese Allah sabır versin yatakları bile beni korkutmaya yetti. Ranzalar 4 5 katlı ve araları 40 cm falan olmalı zatende kilo aldım hayatta sığmam ben oraya :D. Yorucu gün bitiminde Bucaya geri dönecektik gözüm yine korktu ESHOT lar kabusumdu. birde kaptan ralli yaparsa o büyüklükteki araç ile. tutunmak ve ayakta durmak bir mesela ( bir ara duramadım yanlışlıkla bir amcaya kafa attım 🙁 tekrar özür diliyorum ) o uzun yorucu yolculuktan sonra nihayet Buca’ya ulaştık. Biraz dinlendikten sonra akşam için Mevlana tepesine çıktık. oldukça güzel bir yer nerdeyse tüm İzmir ayaklarınızın altında. Birde cafede canlı müzik vardı baya koptuk. güzel bir ortam ve uzun süren muhabbet. o yüzden biletimi 01:00 aldım sabaha Marmarisde olacaktım. Çok güzel bir haftasonuydu.

Benden Kurtulamazsınız Arkadaşlar Tekrar Ziyaretinize Geleceğim….

“YASİN”, “BUKET” (buse), “AYLA” (ceyda), “EMİNE”, “SEVİL”(doktor), “MEHMET”, “AHMET”, “EMRE”, “ÇETİN”, “SERCAN”, “SERKAN”, “MUHAMMER”

HERKESE ÇOK TEŞEKKÜRLER….

no images were found

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir